Doğayla Bütünleşme Felsefesi: Ekolojik Yaşam Nedir?

Ekolojik YaşamEkoloji, doğal yaşam içindeki her denge unsurunu ayrı ayrı ele alır. Ekoloji piramidinin en tepesinde yer aldığı kabul edilen insan ise gezegenin kendini tedavi etmesi için yardımcı olma şansı bulunan tek canlıdır. Dünyamız giderek yaşlanırken istenmeyen sonun önüne geçmek için aslında atılabilecek pek çok adım var. Hem canlı yaşamının hem de doğanın kendini yenilemesi için aranan çözümler “Ekolojik yaşam nedir?” sorusunu doğurur.

“Ekolojik yaşam ne demek?” sorusuna, çok açık ve anlaşılır bir ifade ile yanıt vermek mümkün. Ekolojik yaşam, mükemmel bir ahenk içinde yaşayan canlıları ve bu sistemi koruyup saygı duymayı gerektiren hayat tarzı olarak açıklanabilir. Aslında çok değil, tıpkı 200 yıl öncesindeki gibi… Sanayi devrimi, kuantum fiziği, şehirleşme, tarım devrimi, ulaşım ve iletişim teknolojileri gibi dünyayı kirleten gelişmeler olmadan evvel sürülen yaşamdan bahsediyoruz. Ekolojik yaşamı, tüm bu gelişmeler olmadan önce kırsal bölgelerde doğayla iç içe yaşayan insanları örnek almak gibi düşünebiliriz.

Ekolojik Yaşam Şekilleri Nelerdir?

Ekolojik yaşam şekilleri, farklı yöntemlerle doğayı ve bu mükemmel dengeyi korumak için çabalar. Farklı araçlar ve yöntemler üzerinden çizilen bu yaşam şekilleri, temel olarak doğaya aykırı olan tüm faktörleri reddetmeye veya dönüştürmeye çalışır. Bu yaşam şekillerinde; doğa ile iç içe, teknoloji kirliliğinden uzak ve huzurlu bir yaşam modeli benimsenir.  

Ekolojik yaşam şekilleri; hava, çevre ve kaynak kirliliği için de teknolojiyi kullanarak doğayı korumanın ve yeniden canlandırmanın yollarını arar. Bu amaçla ortaya çıkan yaşam şekillerinden biri de sürdürülebilir toplum modelidir. Bu modelde genellikle; bitkileri ve hayvanları korumak, organik tarım ve doğal tedavi yöntemleri benimsenir. Bu doğrultuda çevreye dost yollarla okullar, kültür ve sanat merkezleri kurulur. Teknolojiyi de doğal yaşamı yeniden canlandırmak için kullanmak amaç edinilir. Bu  sürdürülebilir yaşam şeklinde; güneş enerjisi, sentetik et üretimi, alternatif tıp ve tohum ekonomisi üzerinde uzmanlaşma söz konusudur.  

Ekolojik Yaşam Koşulları Nelerdir? 

Gezegenin egemen organizması olan insanın doğayı korumak için bir girişimde bulunması şart; ancak bunu nasıl yapabileceğimiz hakkında çoğumuz yeterli bilgiye sahip değiliz. Ekolojik yaşam modeline geçebilmek için gerekli olan birkaç koşulu şu şekilde sıralayabiliriz:

Doğal hayat düzenini bozmadan, canlılara zarar vermeden ve çözünmesi güç atıklar üretmeden yaşamak

Organik beslenerek tarımda kimyasal kullanımını azaltmak

Teknolojiyi, doğal dengeyi bozan unsurları ortadan kaldırmak için kullanmak

Ev içindeki uzun ömürlü kullanım ürünlerini doğa dostu olanlardan seçmek

Gereksiz su tüketiminin önüne geçmek için girişimlerde bulunmak

Atıkları geri dönüştürülebilme özelliğine göre ayrıştırmak

Mümkün olan her yerde ortam koşullarına uygun bitkiler yetiştirmek

Enerji tüketimini azaltmak için girişimlerde bulunmak

Ekolojik Yaşam Tarzı Nasıl Uygulanabilir?

Ekolojik yaşam projesi, sanıldığı gibi teknolojiden ve şehirden uzaklaşarak kır hayatına geçmek değildir. Tam tersine teknolojiyi, şehir veya kır fark etmeksizin tüm yaşam alanlarında doğayı iyileştirmek için kullanmayı ifade eder. Dönüştürülmüş ürün kullanımı, bunun en güzel örneklerinden biridir. Mutfak ürünlerinden giysilere kadar kullandığımız tüm ürünleri, geri dönüştürülebilir özelliğe sahip olanlardan seçebiliriz. Cam, pil, plastik ve organik atıkları cinslerine göre ayrıştırarak geri dönüşüme kazandırmamız mümkün.

Atıkları; toplama, sınıflandırma ve geri kazandırma yolları ile doğal kaynakları korumak üzere değerlendirebiliriz. Aynı zamanda çöp yığınları oluşmasını ve doğal bitki örtüsünün tahrip olmasını engelleyebilirsiniz. Tekrar kullanılması mümkün olmayan atıkların büyük çöp yığınlarına dönüşerek karada ve denizlerde canlıların yaşam alanlarını işgal ettiği bilinen bir gerçek. Çöp yığınlarının yaydığı gazlar ise doğrudan atmosfer katmanlarına zarar verir. Yani dönüştürülemeyen atıklar; sadece evlerimizin çöp kovalarını değil, dolaylı yoldan bizim doğal yaşamımızı da kokutur, çürütür, yok olmaya mahkûm eder. 

Ekolojik Hayat Uygulamalarında Yapılan Hatalar Nelerdir?

İnsan eliyle yapılan hiçbir teknoloji yok olmuş bir dünyayı yeniden yaratamaz. Öyleyse kendimize ve gelecek nesillere yaşanabilir bir gezegen bırakabilmek için dünyamızı korumamız şart. Teknolojiyi, doğal yaşamı tahrip eden hatalı uygulamaları ortadan kaldırmak ve ekolojik yaşamı korumak için kullanmak mümkün.

Tarım uygulamalarında kullanılan zararlı kimyasallar doğaya hem görünür hem de görünmez zararlar verir. Hatta birçok ilaç, bir yıl mahsul alınan toprakta sonraki 1-2 yıl boyunca ot bile bitmemesine neden olur.  

Sertifikasızlık, ekolojik hayat uygulamalarının en büyük hatalarından biridir. Üretim sürecinin gözlemlenmesi, kayıt altına alınması ve örnek ürünlerin laboratuvar ortamında incelenerek sertifikalanması gerekir.

Büyük, kapsamlı ve zor bir iş olsa da hızlı tüketim mamullerinin uzun ömürlü kullanım ürünlerine dönüştürülmesi gerekir. Örneğin atıklardan üretilmiş bir kazak, tekrar geri dönüştürmeye elverişli değilse sürdürülebilirlik kavramı da gerçekleşmiş sayılmaz. 

Ekolojik hayata geçmek için atıkları ayrıştırmayı öğrenmek şart! Cam, plastik ve pil gibi atıkları biriktirerek uygun toplama alanlarına atmak ekolojiye katkı sağlar. 

Kullanılmış yağları lavaboya dökmek çok sevdiğimiz doğaya büyük zarar verir. Yağları da bir kapta biriktirerek toplama alanlarına bırakmak en doğrusu!

Ekolojik Yaşama Geçmek Ne Kadar Sürer?

Doğayı korumak için toplu bir hareketi beklemeye gerek yok. Herkes küçük de olsa çevresindeki unsurları doğal yaşama adapte etmenin yollarını aramalıdır. Bunun koskoca doğaya ne faydası olabilir ki diye düşünmek yerine elimizden gelenin en iyisini yapmalıyız. Ancak doğal ekolojik yaşama tamamen geçmek için tabii ki biraz zamana ihtiyacımız var. Örneğin hemen oturduğunuz sitenin veya evin bahçesine bir ağaç dikerek ve atıkları ayrıştırmayı öğrenerek bu süreci başlatabilirsiniz. Ekolojik yaşama geçmek biraz uzun sürebilir; ancak bu dünyayı kurtarmak için atılan her adım değerlidir! 

Doğayla Bütünleşme Felsefesi: Ekolojik Yaşam Nedir?

Ekoloji, doğal yaşam içindeki her denge unsurunu ayrı ayrı ele alır. Ekoloji piramidinin en tepesinde yer aldığı kabul edilen insan ise gezegenin kendini tedavi etmesi için yardımcı olma şansı bulunan tek canlıdır. Dünyamız giderek yaşlanırken istenmeyen sonun önüne geçmek için aslında atılabilecek pek çok adım var. Hem canlı yaşamının hem de doğanın kendini yenilemesi için aranan çözümler “Ekolojik yaşam nedir?” sorusunu doğurur.

“Ekolojik yaşam ne demek?” sorusuna, çok açık ve anlaşılır bir ifade ile yanıt vermek mümkün. Ekolojik yaşam, mükemmel bir ahenk içinde yaşayan canlıları ve bu sistemi koruyup saygı duymayı gerektiren hayat tarzı olarak açıklanabilir. Aslında çok değil, tıpkı 200 yıl öncesindeki gibi… Sanayi devrimi, kuantum fiziği, şehirleşme, tarım devrimi, ulaşım ve iletişim teknolojileri gibi dünyayı kirleten gelişmeler olmadan evvel sürülen yaşamdan bahsediyoruz. Ekolojik yaşamı, tüm bu gelişmeler olmadan önce kırsal bölgelerde doğayla iç içe yaşayan insanları örnek almak gibi düşünebiliriz.   

Ekolojik Yaşam Şekilleri Nelerdir?

Ekolojik yaşam şekilleri, farklı yöntemlerle doğayı ve bu mükemmel dengeyi korumak için çabalar. Farklı araçlar ve yöntemler üzerinden çizilen bu yaşam şekilleri, temel olarak doğaya aykırı olan tüm faktörleri reddetmeye veya dönüştürmeye çalışır. Bu yaşam şekillerinde; doğa ile iç içe, teknoloji kirliliğinden uzak ve huzurlu bir yaşam modeli benimsenir.  

Ekolojik yaşam şekilleri; hava, çevre ve kaynak kirliliği için de teknolojiyi kullanarak doğayı korumanın ve yeniden canlandırmanın yollarını arar. Bu amaçla ortaya çıkan yaşam şekillerinden biri de sürdürülebilir toplum modelidir. Bu modelde genellikle; bitkileri ve hayvanları korumak, organik tarım ve doğal tedavi yöntemleri benimsenir. Bu doğrultuda çevreye dost yollarla okullar, kültür ve sanat merkezleri kurulur. Teknolojiyi de doğal yaşamı yeniden canlandırmak için kullanmak amaç edinilir. Bu sürdürülebilir yaşam şeklinde; güneş enerjisi, sentetik et üretimi, alternatif tıp ve tohum ekonomisi üzerinde uzmanlaşma söz konusudur.  

Ekolojik Yaşam Koşulları Nelerdir? 

Gezegenin egemen organizması olan insanın doğayı korumak için bir girişimde bulunması şart; ancak bunu nasıl yapabileceğimiz hakkında çoğumuz yeterli bilgiye sahip değiliz. Ekolojik yaşam modeline geçebilmek için gerekli olan birkaç koşulu şu şekilde sıralayabiliriz:

Doğal hayat düzenini bozmadan, canlılara zarar vermeden ve çözünmesi güç atıklar üretmeden yaşamak

Organik beslenerek tarımda kimyasal kullanımını azaltmak

Teknolojiyi, doğal dengeyi bozan unsurları ortadan kaldırmak için kullanmak

Ev içindeki uzun ömürlü kullanım ürünlerini doğa dostu olanlardan seçmek

Gereksiz su tüketiminin önüne geçmek için girişimlerde bulunmak

Atıkları geri dönüştürülebilme özelliğine göre ayrıştırmak

Mümkün olan her yerde ortam koşullarına uygun bitkiler yetiştirmek

Enerji tüketimini azaltmak için girişimlerde bulunmak

Ekolojik Yaşam Tarzı Nasıl Uygulanabilir?

Ekolojik yaşam projesi, sanıldığı gibi teknolojiden ve şehirden uzaklaşarak kır hayatına geçmek değildir. Tam tersine teknolojiyi, şehir veya kır fark etmeksizin tüm yaşam alanlarında doğayı iyileştirmek için kullanmayı ifade eder. Dönüştürülmüş ürün kullanımı, bunun en güzel örneklerinden biridir. Mutfak ürünlerinden giysilere kadar kullandığımız tüm ürünleri, geri dönüştürülebilir özelliğe sahip olanlardan seçebiliriz. Cam, pil, plastik ve organik atıkları cinslerine göre ayrıştırarak geri dönüşüme kazandırmamız mümkün.

Atıkları; toplama, sınıflandırma ve geri kazandırma yolları ile doğal kaynakları korumak üzere değerlendirebiliriz. Aynı zamanda çöp yığınları oluşmasını ve doğal bitki örtüsünün tahrip olmasını engelleyebilirsiniz. Tekrar kullanılması mümkün olmayan atıkların büyük çöp yığınlarına dönüşerek karada ve denizlerde canlıların yaşam alanlarını işgal ettiği bilinen bir gerçek. Çöp yığınlarının yaydığı gazlar ise doğrudan atmosfer katmanlarına zarar verir. Yani dönüştürülemeyen atıklar; sadece evlerimizin çöp kovalarını değil, dolaylı yoldan bizim doğal yaşamımızı da kokutur, çürütür, yok olmaya mahkûm eder. 

Ekolojik Hayat Uygulamalarında Yapılan Hatalar Nelerdir?

İnsan eliyle yapılan hiçbir teknoloji yok olmuş bir dünyayı yeniden yaratamaz. Öyleyse kendimize ve gelecek nesillere yaşanabilir bir gezegen bırakabilmek için dünyamızı korumamız şart. Teknolojiyi, doğal yaşamı tahrip eden hatalı uygulamaları ortadan kaldırmak ve ekolojik yaşamı korumak için kullanmak mümkün.

Tarım uygulamalarında kullanılan zararlı kimyasallar doğaya hem görünür hem de görünmez zararlar verir. Hatta birçok ilaç, bir yıl mahsul alınan toprakta sonraki 1-2 yıl boyunca ot bile bitmemesine neden olur.  

Sertifikasızlık, ekolojik hayat uygulamalarının en büyük hatalarından biridir. Üretim sürecinin gözlemlenmesi, kayıt altına alınması ve örnek ürünlerin laboratuvar ortamında incelenerek sertifikalanması gerekir.

Büyük, kapsamlı ve zor bir iş olsa da hızlı tüketim mamullerinin uzun ömürlü kullanım ürünlerine dönüştürülmesi gerekir. Örneğin atıklardan üretilmiş bir kazak, tekrar geri dönüştürmeye elverişli değilse sürdürülebilirlik kavramı da gerçekleşmiş sayılmaz. 

Ekolojik hayata geçmek için atıkları ayrıştırmayı öğrenmek şart! Cam, plastik ve pil gibi atıkları biriktirerek uygun toplama alanlarına atmak ekolojiye katkı sağlar. 

Kullanılmış yağları lavaboya dökmek çok sevdiğimiz doğaya büyük zarar verir. Yağları da bir kapta biriktirerek toplama alanlarına bırakmak en doğrusu!

Ekolojik Yaşama Geçmek Ne Kadar Sürer?

Doğayı korumak için toplu bir hareketi beklemeye gerek yok. Herkes küçük de olsa çevresindeki unsurları doğal yaşama adapte etmenin yollarını aramalıdır. Bunun koskoca doğaya ne faydası olabilir ki diye düşünmek yerine elimizden gelenin en iyisini yapmalıyız. Ancak doğal ekolojik yaşama tamamen geçmek için tabii ki biraz zamana ihtiyacımız var. Örneğin hemen oturduğunuz sitenin veya evin bahçesine bir ağaç dikerek ve atıkları ayrıştırmayı öğrenerek bu süreci başlatabilirsiniz. Ekolojik yaşama geçmek biraz uzun sürebilir; ancak bu dünyayı kurtarmak için atılan her adım değerlidir!