Sertifikalı Organik Ürünlere Güvenelim mi?

Sertifikalı Organik Ürünlerin üretilmesi ve tüketilmesine yönelik tüketicilerin hakları 03.12.2004 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanmış, 10.06.2005 tarihinde ‘Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’ ile uygulamaya girmiştir. Üretici, tüketici hakları kanun ve yönetmeliklerle korunmaktadır. Bir ürünün Sertifikalı Organik özellikler taşıyıp taşımadığı akredite laboratuvarlardan alınan raporlar ve alınan raporların sonuçlarını kanunlar çerçevesinde değerlendirme yetkisine sahip ‘Kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşları’ belirler.

Sertifikalı Organik Ürün Alırken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Sertifikalı Organik ürün paketlerinin üstünde yer alan etiketlerde matbu olarak basılmış‘Organik Ürün Logosu’*yer almalıdır.
Sertifikalı Organik ürün paketinin üstünde yer alan etikette kanunla yetkilendirilmiş ‘Kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşu’nun adı, kuruluşun faaliyet ve denetim kodu bulunmak zorundadır.
Tüketici satın almak istediği her bir ürün için, üreticiye ait ‘Müteşebbis Sertifikası’ ve üretimi yapılan ürüne ait güncel tarihli ‘Organik Ürün Sertifikası’nı satış noktasından istemek, görmek ve incelemek hakkına sahiptir.

Yukarıda yer alan haklar açıkta satılan taze sebze ve meyveler içinde geçerlidir. 

Sattığı veya ürettiği ürünün organik olduğunu iddia edenler, üreticiye ait ‘Müteşebbis’, ürüne ait güncel tarihli ‘Organik Ürün’ sertifikalarını tüketiciye sunamadıkları takdirde, sattıkları ürünler organik özelliği taşımamaktadır ve ‘kesinlikle kandırılıyorsunuz’. Müteşebbise ve ürüne ait güncel organik ürün sertifikalarına sahip olmayan kurum ve kişilerin sözlerine güvenmeyin.

Doğal Diye Bir Gıda Çeşidi  Var Mıdır?

Doğal diye bir gıda çeşidi yoktur. Örnek vermek gerekirse; domates veya patates üreten bir makine yoktur.

Tüm tarım ürünlerinin kökleri vardır, ister açık ister kapalı alanlarda doğal olarak yetişmektedirler.

Önemli olan ürünlerin içinde yer alan kimyasallar ve kalıntıların bilimsel olarak ölçülebilmesidir.

Yaşadığımız gezegende başta tarım alanları olmak üzere hangi ortamın Neden? ve Nasıl? kirlenmiş veya

kirlenmekte olduğunu ancak bilimsel metotlarla tespit edebiliyoruz. Bu nedenle doğal tarım ve doğal gıda diye sizlere

sunulan ve satılan ürünleri tüketirken haklarımızı koruyan kanunlar yoktur. Üretiminin ve ürünlerinin ‘doğal’ olduğunu

iddia eden kuruluş ve kişilerin sözlerine güvenerek, gözle düşünüp, size sunulan ortam ve anlatımlara kanarak sağlığınızı

riske atmayınız.

Sertifikalı Organik Sadece Bir Ürün Çeşidi Midir?

Sertifikalı Organik sadece bir ürün değil, bir yaşam biçimi ve felsefesidir. Sertifikalı Organik Ürünleri tüketirken;
Doğanın bilimsel olarak korunmasına ve korunan alanların yine bilimsel olarak çoğalmasına neden oluyorsunuz.
Sertifikalı Organik Ürünlerin tarladan tüketiciye kadar her aşaması kayıt altında izlenmektedir. Bu nedenle Sertifikalı Organik Ürünlerin ticareti sadece resmi evraklarla gerçekleştirilmektedir. Sertifikalı Organik Ürünleri tüketerek kayıt dışı ticarete ve vergi kaçakçılığına engel olmaktasınız.
Sertifikalı Organik Ürün üreten kuruluşlarda çalışanların hakları ve çalışma ortamları da Kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşları denetlenmektedir. Sertifikalı Organik Ürünler tüketerek çalışanların hakları ve çalışma ortamlarının iyileştirilmesine katkıda bulunmaktasınız.

Organik ürünlerle konvansiyonel ürünlerin fiyat farkı nereden kaynaklanıyor?

Gıdada ve sağlıkta, kalite ve güvence fiyattan daha önemlidir. Sağlıklı gıdaya verilen bedel, koruyucu bir önlem olarak, hastalıktan, hastane ve ilaç masraflarından da uzak tutar. Bununla birlikte pahalılık göreceli bir kavram. Konvansiyonel ürünlerle karşılaştırma, birim maliyetler üzerinden yapıldığında ve sürüm de dikkate alındığında çoğu üründe organik ürün daha adil olabiliyor. Yani konvansiyonel bir ürünün market satış fiyatıyla, üretim maliyetleri arasındaki fark, organik bir ürünün satış fiyatıyla üretim maliyetleri arasındaki farktan daha yüksek olabiliyor.

Yoğun emek gücüne dayalı olan organik tarımda yabani otlara karşı pestisitler yerine daha fazla iş gücüne başvurulması, organik girdilerin (tohum, tuzaklar, organik mücadele ilaçları, organik gübreler, organik yem vb.) pahalılığı, kontrol, sertifikasyon ve analiz bedellerinin maliyeti etkilemesi, geçiş sürecinde profesyonel destek ve danışmanlık yoksunluğundan kaynaklı verim kayıplarının yaşanması, katma değerli ürünler (salça, un, bisküvi, kuru meyveler, peynir vb.) için hem ürünün üretiminde hem de işlenmesi sırasında çifte kontrol, analiz ve sertifikasyon maliyetlerinin olması ve organik ürünlere talebin az oluşu, pazar ağının/pazarlama alternatiflerinin darlığı gibi nedenler maliyetlere yansıyarak fiyat farkının oluşmasına sebep olabiliyor.

Organik tarımda GDO’lu veya hibrit tohumlar kullanılıyor mu?

Tohum meselesi yaşamımız ve ekosistem için oldukça önemli. Ancak bu konuda bir kısmı bilinçli olarak yayılan, bir kısmı da farkında olmaksızın oluşan bir bilgi kirliliği var. Tüketicilerin organik/ekolojik ürün kavramı ile yerel/atalık tohum, popülasyon kavramını birbirlerinden ayırması gerekmektedir.

Ülkemize GDO’lu tohum ithalatı ve üretimi yasaktır. Ancak hayvan yemine izin verildiği için konvansiyonel hayvancılık sektörü büyük ölçüde GDO’lu yem kullanmaktadır. Organik tarım mevzuatları ise GDO’lu ve ilaçlı tohumlara izin vermez iken yerel çeşitlere, organik sertifikalı standart ve hibrit (ilaçlanmamış olması kaydı ile) tohumlara izin verir. 

www.ekozelorganik.com